Gazete İstek

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler gazeteistek.com.tr’de

Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler gazeteistek.com.tr’de

Gazete İstek Gazete İstek -
54 0
dijital yorgunluk - Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler gazeteistek.com.tr'de

Modern Hayatın Getirdiği Sessiz Salgın: Dijital Yorgunluk

Günümüz dünyasında sıkça duyduğumuz ‘çok yorgunum’ serzenişi, artık basit bir yakınmadan öteye geçerek modern yaşamın önemli bir sorunu haline geldi. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, dijital yorgunluk kavramını ve bu durumun nedenlerini gazeteistek.com.tr için değerlendirdi. Dr. Yaşar, sürekli yorgunluğun tek başına bir teşhis olmadığını, aksine altında yatan çeşitli nedenlerin bir sonucu olduğunu vurguladı.

Yorgunluğun Kaynağı: Modern Yaşamın Hızı ve Dijital Yük

Dr. Müge Yaşar’a göre, modern yaşamın sunduğu yüksek tempo, insan biyolojisinin adapte olmakta zorlandığı bir hızda ilerliyor. Bu durum, depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve iş yaşamının getirdiği baskılar gibi pek çok faktörle birleşerek genel bir yorgunluk hissine yol açıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde artan ekran maruziyeti ve dijital uyaranlara sürekli maruz kalma, bu yorgunluğu daha da derinleştiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün de bir iş stresi yanıtı olarak tanımladığı tükenmişlik sendromu (burn-out), enerji tükenmesi, mesleki uzaklaşma ve verimlilikte azalma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Dijital Dünyanın Yorucu Etkisi: Dijital Tükenmişlik

Teknolojinin gelişimiyle birlikte bireylerin sürekli olarak bildirimler, mesajlar, sosyal medyadaki kusursuz hayatlar ve ‘geride kalıyorum’ hissi gibi uyaranlara maruz kaldığını belirten Dr. Yaşar, bu durumun ‘dijital tükenmişlik’ veya ‘sosyal medya yorgunluğu’ olarak adlandırılan yeni bir ruh sağlığı tablosu oluşturduğunu ifade etti. Yoğun iş temposu, şehir yaşamı ve dijital uyaranların birleşimi, beynin sürekli yüksek alarmda kalmasına neden olarak kronik strese yol açıyor. Bu durum, vücudun sempatik sinir sistemini sürekli aktif tutarak kortizol ve adrenalin seviyelerinin yükselmesine ve bedenin ‘savaş ya da kaç’ modunda kalmasına neden oluyor. Bu fizyolojik tepki, ‘allostatik yük’ olarak adlandırılan, vücudun kronik strese uyum sağlama çabasıyla yıpranması anlamına geliyor.

FoMO ve Sosyal Medya Bağımlılığının Etkileri

Yapılan araştırmalar, sosyal medyayı yoğun kullanan kişilerde kaygı, depresyon ve dikkat eksikliğinin yanı sıra belirgin yorgunluk belirtileri görüldüğünü ortaya koyuyor. ‘Fear of Missing Out (FoMO)’ yani bir şeyleri kaçırma korkusu ve sosyal medya bağımlılığının artmasıyla birlikte anksiyete, depresyon, tükenmişlik hissi ve dikkat dağınıklığı gibi sorunların da arttığına dikkat çekiliyor. Bu kavramlar, dijital çağın getirdiği yeni ruhsal zorluklar olarak literatürde yerini alıyor.

Yavaşlamak ve Durmak: Dijital Yorgunluğa Karşı Çözümler

Dr. Müge Yaşar, sürekli yorgunluğun bedenin ve zihnin bir alarm sistemi olduğunu belirterek, çözümün yaşam ritmini yeniden ayarlamakta yattığını vurguluyor. Özellikle pandemi sonrası artan ekran süresi ve hareketsiz yaşam tarzının uyku bozuklukları, anksiyete ve özgüven sorunlarına yol açtığına dikkat çekiliyor. Bu noktada ‘dijital hijyen’ ve ‘dijital detoks’ gibi öneriler önem kazanıyor. Dijital detoks, zaman yönetimi ve net sınırlar belirlemek, yorgunluk ve tükenmişlik hissini azaltmada etkili yöntemler olarak öne çıkıyor. Sınır koyma becerisi, hem başkalarının taleplerine hem de kişinin kendi mükemmeliyetçi iç sesine karşı kullanılarak kişisel zamanı ve enerjiyi korumayı sağlıyor. Yatmadan bir saat önce ekranları kapatmak gibi basit adımlar, uyku hormonu melatonin salgılanmasına yardımcı oluyor.

Anı Yaşamak ve Kendine İyi Bakmak

Yorgunluk ve tükenmişlikten korunmanın bir diğer önemli yolu ise farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizleri. Anı yaşama odaklanmak, zihnin sürekli geçmiş veya gelecek kaygıları arasında dolaşmasını engelliyor. Düzenli diyafram nefesi, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bedenin dinlenmesine ve rahatlamasına yardımcı oluyor. Enerjiyi tüketen değil, anlam ve amaç katan aktivitelere yönelmek, aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltıyor. Son olarak, kendine karşı nazik olmak, hatalar karşısında kendini yargılamak yerine destek olmak, mükemmeliyetçilikle mücadelede en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. gazeteistek.com.tr olarak, bu önemli sağlık sorununa dikkat çekerek okuyucularımıza bilinçlenme ve çözüm yolları sunmayı amaçlıyoruz.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir